DİDEM ÜRER: Reuters’e konuşan eski bir asker; "vurulması beklenen üslerin çoğunda saf değiştiren Sünni askerler ve sivil muhalifle var" diye konuştu Hocam. Şebbiya'nın okullara yerleştiği belirtildi. Bunu bugünkü Suriyeli gazetecide söyledi; "Esad sivillere hedef olan bölgelere yerleştiriyor" dedi.
ADNAN OKTAR: Amerika'nın istihbaratı nerede ne olduğunu bilir. Türk istihbaratı da çok güçlü orada. Mitin avucu gibi Suriye'nin içi. Öyle bir konu yok, istihbarat sorunu yok. Kabadayılık yapacak halleri de yok. Esad münasebetsizliği bıraksın da, o kendisi için uygun gördüğü toprak parçası, kendine ayırdığı bir yer var, kendine yeni bir ülke oluşturmuş yeni bir memleket oluşturmuş, oraya gitsin ne yapıyorsa yapsın, Müslümanların yakasını bıraksın. Birçok çözüm var. Ama emin olun, Mehdiyet’in dışında hiçbir çözüm olmaz. Şimdi ne diyorsak, hepsi havada kalır. Ne Amerika çözüm bulur, ne şu ne bu hiçbiri çözüm bulamaz. Bir kere İslam ülkeleri sevgisizler, büyük bir bölümü sevgisiz. Yani sen çocuğun öldürülse ayakkabını bile giymezsin koşarak kurtarmaya gidersin yangında. Kardeşi olarak görmüyor ki. Acımıyor. Kardeşi de olsa gidip kurtarmaz. Bencillik, sevgisizlik hakim. Buna karşı Mehdiyet’in sevgisi, merhameti, şefkati, koruyuculuğu esas olacak, inşaAllah. Allah aradaki zıtlığı görsünler diye bunlara imkan veriyor. İslam ülkelerini şu an nasıl feci durumda olduğunu göstermek, nasıl sevgisiz olduklarını göstermek, büyük bölümü hepsini tenzih ediyorum büyük bölümü böyle, gaddarlığın ne kadar hakim olduğunu göstermek, akıl verecek bak durumları yok şu an. İslam örgütleri, Müslüman örgütleri hepsi susmuş vaziyette. İslam ülkelerinin ileri gelenleri orada" assınlar, kessinler" diyorlar Suriye'de. Mısır'da da öyle adamlar "hepsini assınlar kessinler" diyorlar. Birbirlerinden nefret ediyorlar, ortada güvenilecek adam kalmamış oluyor. O zaman Cenab-ı Allah tek yol olarak, Mehdiyet’i gösteriyor. Eğer bunlar çözüm olursa, o zaman Mehdiyet’e gerek kalmaz zaten, Hz. Mehdi (a.s)'a gerek kalmaz. Bunların çözüm üretemeyeceği, bunların sadece belayı celb edeceği, bunların acıya insanları çekeceği iyice tahakkuk ettiğinde, insanlar diyecekler ki "hakikaten bir çözüm var tek bir çözüm var hepsini denedik, Mehdiyet'in dışında yol yok" diyecekler, inşaAllah.
Evet, Didem Hocam.
DİDEM ÜRER: Hocam bu kuzu Suriye'de yetim kalmış.
ADNAN OKTAR: Ah yerim ben onu, ah benim canımın içi, abisinin kuzusu ya bilsek de, gidip alsak onu oradan. Çok şeker. Abisi ona çok şahane bakar ama bulabilsek tabii.
Evet, Didem Hocam.
DİDEM ÜRER: Suriye, Amerika müdahale ederse Türkiye'deki askeri ve istihbari hedefleri vuracağını açıkladı.
ADNAN OKTAR: Mümkün. Çılgınca bir öldürme yarışı var. Şu an muazzam bir öldürme yarışı ve öldürme rekabeti var. Kim kimden daha fazla öldürecek yarışması yapıyorlar şu an. Sen 100 öldürdün, ben 200 öldürdüm, ben 200 öldürdüm, sen 400 öldürdün. Ben daha şiddetli öldürdüm sen daha şiddetli öldürdün yarışı, Allah vermesin bu çok korkunç bir şey. "Mehdiyyü’l dem" (kan durduran) Hz. Mehdi (a.s)'ın dışında çözüm olmadığını Allah insanlara gösteriyor. Allah bu vahşeti bu acıyı sürekli insanlara gösterecek. Ve dozu artarak gösterecek. Amerika'da bombalayacak, asacak, kesecek ama bakacaklar yine çözüm değil. Hiçbir şey çözüm değil. O zaman "Allah bir şey istiyor" diyecekler, "bir şey murad ediyor" işte o, Allah'ın murad ettiğini bulacaklar kastettiğini bulacaklar. İnşaAllah.