Atsız Burucu’nun kaleme aldığı bu metin, demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, asıl temelin toplumsal bilinç ve ahlaki sorumluluk olduğunu savunmaktadır. Yazar, Platon, Aristoteles ve Sokrates gibi antik çağ düşünürlerinin uyarılarına dayanarak, eğitimsiz kitlelerin elindeki demokrasinin kaçınılmaz olarak bir tiranlığa veya yozlaşmaya dönüşeceğini vurgulamaktadır. Türkiye’nin son yirmi üç yılındaki siyasi dönüşümü bir toplumsal direnç testi olarak nitelendiren eser, halkın pasif bir yığına dönüştürülmesini eleştirmektedir. Hukuk ihlalleri ve liyakatsizliğin kanıksanmasıyla birlikte, bireylerin hak arayan öznelerden ziyade olanı biteni izleyen seyircilere dönüştüğü ifade edilmektedir. Sonuç olarak, eleştirel düşünce ve erdemden yoksun bir toplumda sandığın varlığının sadece içi boş bir şekilden ibaret kaldığı ve özgürlüklerin yitirildiği belirtilmektedir.