Bu köşe yazısı, milliyetçi bir yönetim anlayışının temel ilkelerini ve bu ideolojinin devlet idaresindeki somut yansımalarını ele almaktadır. Yazara göre gerçek milliyetçilik, etnik köken veya inanç ayrımı yapmaksızın tüm vatandaşları kucaklamayı ve anayasanın ilk dört maddesine sadık kalarak milli bütünlüğü korumayı gerektirir. Devlet yönetiminde liyakat ve fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için laiklik ilkesinin hayati bir öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, kamu hizmetlerinde tarafsızlığın esas alınması gerektiği belirtilirken, dini grupların veya cemaatlerin yönetimde imtiyaz sahibi olmasının ulusal birliğe zarar vereceği savunulmaktadır. Sonuç olarak eser, Türkiye'nin toplumsal huzuru için her türlü ayrımcılıktan uzak, eşitlikçi ve kapsayıcı bir yönetim modeline dönmesi gerektiğini ifade etmektedir.