Sunulan köşe yazısı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Avrupa Birliği mekanizmalarını Türkiye’ye karşı bir baskı aracı olarak kullanma stratejisinin uğradığı başarısızlığı ele almaktadır. Özellikle Fransız Yargıtayı tarafından verilen ve mülkiyet meselelerini bireyler üzerinden suç haline getirme çabalarını reddeden karar, Rum liderliğinin Avrupa nezdinde ciddi bir itibar ve güven kaybı yaşamasına neden olmuştur. Yazar, bu hukuki gelişmenin GKRY’nin siyasi propagandalarını zayıflattığını ve Kıbrıs meselesindeki mülkiyet tartışmalarının kişileri hedef alarak değil, ancak kapsamlı bir uzlaşıyla çözülebileceğini vurgulamaktadır. Bu durum, Rum tarafının AB içindeki moral üstünlüğünü sarsarken, uluslararası mekanizmaların bir sindirme yöntemi olarak kullanılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Sonuç olarak kaynak, hukukun siyasi emellere alet edilmesinin Avrupa yargısında karşılık bulmadığını ve Rum yönetiminin bu tutumuyla yalnızlaştığını savunmaktadır.