ABD’nin 2026 Ocak itibarıyla SDG’den desteğini çekmesi, IŞİD ile mücadele odaklı geçici askeri işbirliğinin sona erdiğini göstermektedir. Washington için bu ilişki hiçbir zaman stratejik bir ittifak olmamış, sadece sahadaki maliyeti düşüren işlevsel bir vekil güç kullanımıyla sınırlı kalmıştır. Suriye’de merkezi yönetimin güçlenmesi ve IŞİD tehdidinin azalmasıyla ABD, NATO müttefiki Türkiye’nin güvenlik kaygılarını gözeterek ve bölgesel aktörlerle çalışmayı tercih ederek stratejisini güncellemiştir. Bu durum, büyük güçlerin desteğinin kalıcı olmadığını kanıtlarken, SDG’yi Şam ile entegrasyona zorlamaktadır. Sonuçta, bölgedeki vekil yapıların yerini devletler arası diplomatik ve stratejik dengeler almaktadır.