Bu yazı, yaptığı iyilikler başlangıçta karşılık bulmadığı için "hora geçmeyen" olarak adlandırılan erdemli bir adamın hikmetli yükselişini konu alır. Şehrin kıskanç beyi ve art niyetli ileri gelenlerinin engellerine rağmen, bu sabırlı kahraman dürüstlüğünden ödün vermeyerek sonunda Sultanın takdirini kazanır. Sadık eşi ve feraset sahibi akil adamların desteğiyle, kendisine kurulan tuzaklardan kurtulup adaleti temsil eden bir makama ulaşır. Hikaye, bencilliğin ve nankörlüğün hüküm sürdüğü bir toplumun, doğru bir liderin rehberliğinde nasıl toplumsal bir dönüşüm yaşayabileceğini vurgular. Nihayetinde eser, samimiyetle yapılan iyiliğin eninde sonunda değerini bulacağını anlatan etkileyici bir ibret vesikası niteliğindedir.